DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’dan hükümete sert eleştiriler geldi. Yaşananları “fon dolandırıcılığı” olarak nitelendiren Babacan, sürecin yönetiminden yatırımcılardaki güven kaybına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Semih Sakallı’nın YouTube programına konuk olan Ali Babacan, hükümeti hem uyardı hem de bir an önce güven oluşturulması çağrısı yaptı. Babacan, şunları söyledi:
EKONOMİK DURGUNLUK UYARISI
“Bu iş güven meselesi. Güveni hızlı bir şekilde oluşturmazsanız Allah korusun beterin beteri var. Buradaki mağdurlar sadece buraya para koyan insanlar değil ki? Burada 130, bilemedin 200 tane şöyle ya da böyle fon var, birkaç bin tane de başka fonlar var. Şimdi bütün bunların değeri düştü Türkiye’de. Diğer fonlara para yatıranların da birikiminde erime oldu. Borsa endeksi düştü. Borsada yatırımcı olan milyonlarca insanın ne suçu var? Gitmiş sapasağlam bir şirket. Dürüst, şeffaf, açık çalışan bir şirket ya da bir banka, bir sanayi kuruluşu. Gitmiş bunun hisse senedini almış, güvenmiş almış. Bu insanın ne suçu var? Şimdi onların da serveti eridi, onların da birikimi eridi. Ve bunun bakın bir servet etkisinden doğan bir ekonomik durgunluk riski de var. Ben onun için burada tekrar bu işi yönetenleri uyarmak istiyorum. Acilen dediğim tedbirler alınmazsa bu iş servet etkisiyle ekonomide bir durgunluk dönemini bile tetikleyebilir. Bir an önce güveni oluşturacak tedbirleri hızlı bir şekilde almak lazım. Açık gitmek lazım. Şeffaf gitmek lazım.”
15 GÜNÜN KARNESİ ZAYIF
Babacan, iki haftadır ülkeyi sarsan fon kriziyle ilgili hükümetin iyi bir yönetim sergilemediğini savundu. “İlk 15 gün itibarıyla umudunuz var mı?” sorusuna Babacan, “Valla şu ana kadar bir öğrenci karnesi versek 10 üzerinden belki 3-4 alırlar. Orta bile değil. Zayıf. İlk 15 günün karnesi zayıf. Ama nasıl bu karnenin yükseleceğini anlatıyoruz. Daha ne diyelim? Ben söyledim. ‘Eğer elemanınız yoksa eleman bulalım verelim size.’ dedim. Reçete yazalım gönderelim. Hazır çünkü hepsi. Bunların hepsini yapalım. Ama bugüne kadar bizden ne eleman talebi geldi ne reçete talebi geldi.” diye konuştu.
BİRİLERİ İNSANLARI DOLANDIRDI, BUNUN ADI KRİZ DEĞİL FON DOLANDIRICILIĞI
DEVA Partisi lideri Ali Babacan, yaşanan gelişmelere “fon krizi” denmesine de tepki gösterdi: “Fon krizi diyoruz da biz aslında buna fon dolandırıcılığı dememiz gerekiyor. Çünkü kanunda açık adı bunun piyasa dolandırıcılığıdır. Kanunu ben çıkarttım zamanında Meclisten, 2012’nin sonunda, Aralık ayında son iş günü çıkarttım Meclisten Sermaye Piyasası Kanunu. Tam adı Piyasa Dolandırıcılığı. Dolayısıyla bu mesele aslında fon dolandırıcılığı meselesi. Fon krizi deyince sanki durup dururken kendi kendine çıkmış bir şey gibi anlaşılıyor. Öyle değil, birileri dolandırdı insanları.”
BABACAN’DAN AK PARTİ’YE “ARINMA” ÇAĞRISI
AK Parti içinde de gelişmelerden rahatsız çok sayıda insan olduğunun altını çizen Babacan, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün hâlâ AK Parti içerisinde iyi niyetli, bu işlerden gerçekten çok üzgün, ‘Bunlar da mı gelecekti başımıza?’ diyen bir sürü insan var. Orada da bir arındırma lazım, bir arındırma operasyonu lazım. Bugünkü iktidar için söylüyorum, isterlerse yapabilir bunu. ‘Bizim artık bu arınma için bir fırsattır arkadaş. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız, kusura bakmasın.’ deyip bir arınma yapabilirler. Siyasi iktidar komple baştan aşağı bozuk insanlar demek değil ki. İçlerinde bir sürü iyi niyetli insan var. AK Parti dediğimiz tamamen yoldan çıkmış insanlar grubu değil ki. Orada hâlâ iyi niyetli, ‘Keşke memlekette iyi bir şey olsa, keşke alternatif yok, mecburen buralardayız, buna destek veriyoruz ama keşke daha iyi bir şey olsa.’ diyen bir sürü insan var. Dolayısıyla öyle çok şey yapmamak lazım. Herkesi de bir kefeye, bir torbaya koymamak lazım. Bu arındırma operasyonu rahatlıkla yapılır ama bunun için de en tepeden bir irade lazım. En tepeden kuvvetli bir irade lazım. İşte onun için bir göreceğiz. Türkiye için dönüm noktası dememin sebebi de bu. Bu güveni yeniden oluşturmak için bir fırsat olarak kullanacak mı yoksa ‘Böyle gelmiş, böyle gider. Durumu idare edelim de, bu da geçer yahu. Bunu da idare edelim, seçime kadar bu işi bir şekilde yönetelim.’ diyecekler mi? Onu da ben de merakla izleyeceğim, bakacağım.”