

Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı ile SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.
'BİZLER İÇİN ÇOK UMUT VERİCİ'
Kongrede Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın katılımıyla, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz'ün moderatörlüğünde "Gelecek Burada Başlıyor: Teknoloji, Uzay ve Yeni Nesil" başlıklı panel düzenlendi.
Bayraktar, panelde yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'daki yarışmalara 1,6 milyon öğrencinin başvurduğunu belirterek, "Bugüne kadar TEKNOFEST'te uzayla alakalı yarışmalarımıza 55 bin öğrenci başvurmuş. Biz TEKNOFEST'i ilk düzenlediğimiz yıl tüm yarışmalarımıza 20 bin öğrenci başvurmuştu. Bu yıl roket yarışmamıza, ki uzaya çıkmak için çok önemli bir teknoloji, bu yıl 10 bin, dikey inişli roket yarışmamıza 796, model uydu yarışmamıza da 1190 yarışmacımız başvurmuş. Hakikaten bunlar bir anlamda göklerdeki serüvenimiz adına, göklerin de ötesinde uzaydaki serüvenimiz adına aslında bizler için çok umut verici bir tablo çizmiş oluyor." diye konuştu.
'ŞİMDİ HEDEFLERİMİZ DAHA YUKARIYA ÇIKTI'
"Kızılelma" ifadesinin medeniyetin bir ülküsü, varılmak istenen kutlu hedefi olduğuna işaret eden Bayraktar, Cumhuriyet'in 100. yılında Bayraktar KIZILELMA'yı uçurmak için millete söz verdiklerini ve bu hedefe 1 yıl önce ulaştıklarını hatırlattı.
'FERGANİ, ULUĞ BEY KÜRESEL KONUMLANDIRMA SİSTEMİNİ TÜM DOST VE KARDEŞ COĞRAFYALAR İÇİN KURDUK'
Şimdi hedeflerinin daha yukarıya çıktığını vurgulayan Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bizler için Kızılelma olan ülkemizin ilk insansız savaş uçağı olan Bayraktar KIZILELMA'dan sonra Fergani adlı girişimimiz. Fergani, Uluğ Bey küresel konumlandırma sistemini, tümüyle kendi öz kaynaklarımızla yani gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını ihracattan, yüksek teknoloji ihracatından kazanan Baykar'ın bir anlamda finanse etmesiyle, göklerdeki, uzaydaki tam bağımsızlığımız ve egemenliğimiz adına, milletimiz ve tüm dost ve kardeş coğrafyalar için kurduk."
Bayraktar, büyük sınıf insansız hava araçlarında 20 sene sonunda en hızlı dönüşümü yakalayıp dünyada Baykar'ın en büyük üretici ve bu alanda ihracat pazarında dünyadaki en büyük oyuncu olduğunu söyledi.
Baykar'ın bütün gelirlerinin de yüzde 90'ının ihracattan geldiğini kaydeden Bayraktar, bunun teknolojinin dost ve kardeşler coğrafyalarla paylaşılmasıyla mümkün olduğunu belirtti.
'MUHAREBE SAHASINDA EN ETKİLİ ÇÖZÜMLERİ ALMIŞ OLDU'
Bayraktar, "En hızlı şekilde inovasyon yaptığımızdan muharebe sahasında en etkili çözümleri almış oldu. Kullanıldığı her yerde bu teknoloji bağımsızlık getirdi ve bunun yanında da bizim tümüyle kendi kaynaklarımızda uzay gibi alanlara teknolojinin farklı derinliklerinde ilerlememizi sağladı." diye konuştu.
Bu başarının diğer alanlarda da sağlanabilmesi için gerekli dinamiklere değinen Bayraktar, bütün bu teknolojiyi geliştirecek olan en değerli unsurun insan olduğunu vurguladı.
Bayraktar, teknolojinin kendisinden ziyade ne amaçla geliştirildiğinin burada önem kazandığına işaret ederek, sivil olduğu zannedilen ve çok yaygınca kullanılan tüm teknolojilerin, akıllı saatler, telefonlara kadar kullanılan bütün bu teknolojilerin aynı zamanda istihbarat aygıtı olarak da kullanıldığını kaydetti.
'O KADAR FAZLA TEKNOLOJİK İMKAN VAR Kİ ZATEN İNSANLIK DİYE BİR ŞEY KALMAYACAK'
Bütün bunların ardında insanlık için başka bir yol daha olduğuna işaret eden Bayraktar, şunları kaydetti:
"İnsanın yaratılmışların en şereflisi olduğunu kabul etmek... Bu teknolojik devinimle, yakın zamanda başlayıp asla bitmeyen savaşlardan da bunu görebiliyoruz. Bu hızla, bu hırsla devam edecek olursak ancak hepimizi, insanlığı, evlatlarımızı, nesillerimizi korkunç bir yok oluş bekliyor. Dolayısıyla insanlığın şapkasını önüne alıp düşünmesi gerekiyor. Bu İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra da oldu. Bir defa daha bu oyunu oynayacak olursak, dünyadaki egemen güçler, müessese nizam şunu söyledi: Aynı şekilde oynayacak olursak elimizde o kadar silah birikti ki, o kadar fazla teknolojik imkan var ki zaten insanlık diye bir şey kalmayacak.
İşte dünyada yaşayabilen biyolojik canlılarla dünya yaşam dengesine devam edecek. Şimdi artık onu koruyacak bütün nizam, kurallar, müesseseler, düzen aslında kurallar; hepsi tek tek çiğnendi ve altüst oldu. Bizler için teknoloji geliştiren TEKNOFEST kuşağı için veya bu odadaki aydınlar ve elitler için uzay ekosisteminin parçası olan çok önemli bir vazife ortaya çıkıyor. Çünkü artık bu oyun böyle devam edecek olursa bebeklerin dahi öldürülmesinin rasyonalize edilebildiği bir dünyada zaten masum kimse olamayacağı gibi böyle bir dünyanın devam etmesi de mümkün değil. TEKNOFEST kuşağıyla birlikte yürüdüğümüz bu yolda daha adil, daha güzel, daha iyi, insanlığın iyiliğine bir dünyanın inşasını hedefliyoruz."
Sayfa başına git






