Son teknolojiyle donatılan yaklaşık 1500 yatak kapasiteli hastane, akademik ve tecrübeli personel kadrosuyla Doğu Anadolu Bölgesi ile komşu ülkelerin vatandaşlarına sağlık hizmeti sunuyor.
Türkiye'de sınırlı sayıda merkezde bulunan Yara Bakım Ünitesi, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nde bir süre önce hizmete açıldı.
Burada ortopedi kliniğinden Doç. Dr. Cenk Turgut ve Çağatay Engin'in koordinasyonunda dahiliye, endokrinoloji, enfeksiyon ve kalp ve damar cerrahisi gibi birimlerle ortaklaşa yürütülen çalışmalarda, diyabet ve kronik yaralara multidisipliner yaklaşımla müdahale ediliyor.
Günlük 35 hastanın yaralarının sarılıp tedavi edildiği birimde, hastalar uzuvlarını kaybetme riskinden kurtuluyor.

"PROFESYONELLER TARAFINDAN YAPILIYOR"
Başhekim Prof. Dr. Atilla Eroğlu, hastanenin bölge illerindeki yaklaşık 7 milyon nüfusa hizmet veren bir merkez statüsünde olduğunu belirterek, kronik yara bakımı konusunda bölgede bir merkezin bulunmadığını söyledi.
Göreve geldikten sonra Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'nun teşvikleriyle hastanede yara bakım ünitesi açtıklarını, burada doktorların ciddi gayret ve fedakarlıklarıyla bir ünite oluşturulduğunu anlatan Eroğlu, "Kronik yaralar çok uzun süre mücadele edilen, hastaların yaşam kalitesini etkileyen ve daha sonra kronik komplikasyonlara sebep olan yaralardır. Kronik yaraların bakımının profesyoneller tarafından yapılması çok önemli." dedi.
Eroğlu, doğru tedavi yapılmadığında yaraların ölüm ve uzuv kaybı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabildiğini aktardı.
"YARA BAKIMINI PROFESYONELLER YAPIYOR"
Yara bakımının sadece pansuman yaptırmak olmadığını vurgulayan Eroğlu, "Yara bakımı, yaraya sebep olan etkenin ortadan kaldırılmasıdır. Onun için şimdi hastanemizde tüm bölgeye hizmet eden bir ünite var ve yara bakımını uzman, profesyonel kişiler doğru tedavilerle yapıyor." diye konuştu.
Ünitede görevli Doç. Dr. Cenk Turgut da bu hasta grubunun pansuman yaptırabilecek yerleri bulmakta zorlandığını ve multidisipliner bir yaklaşımdan uzak kaldığını ifade etti.
Yara bakımının klinikler arası yaklaşım gerektirdiğini söyleyen Turgut, "Biz debridmanı yaparken aynı zamanda endokrinoloji ve dahiliyede hastanın kanlarını değerlendiriyoruz, kan şekeri ve tiroidi kontrol altına alıp tedavi uyguluyoruz. Bir hastanın kan şekeri kontrol altına alınmadan ya da o hastanın damarsal problemi varsa bu yaranın iyileşme şansı çok olmuyor." dedi.