

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Genel Merkez binasında "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" başlıklı buluşma gerçekleştirdi.
"EN KISA SÜREDE DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEME GEÇİLECEK"
Kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Demokrasi, adalet, ekonomi, dış politika , savunma sanayi, ticaret ve sanayi, tarım, sosyal devlet, eğitim, sağlık, turizm, ulaşım ve altyapı, kadınlar ve gençler" başlıklarını içeren bir konuşma yaptı.
Özel'in konuşmasından satırbaşları şu şekilde:
“İlk başlığımız, demokrasi. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Asıl mesela seçildikten sonra gücün nasıl kullanıldığı ve nasıl denetlendiğidir. Kalıcı istikrar, güçlü bir Meclis, bağımsız kurumlar ve dokunulmaz haklar üzerine inşa edilir. Ülkemizin 2018’den beri yaşadığı sistem krizinden çıkışının yolu yetkinin sınırsızlaşmasıyla değil, hukukun ve demokrasinin kurumsallaşmasıyla mümkündür. Biz güçlü ve eksiksiz bir demokrasi kurmaya talibiz. Hiçbir soruna deva olmayan ve aslında yaşadığımız her soruna temel oluşturan bu yönetim sistemini mutlaka değiştireceğiz. Türkiye’yi çoğulcu, demokratik bir ülke haline getireceğiz. Bir daha hiç kimse bugünkü Cumhurbaşkanının yetkilileriyle donatılmayacak. Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. Meclis’in yasama ve denetim yetkileri tahkim edilecek. En kısa sürede demokratik parlamenter sisteme geçilecek. Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılacak. Devlet bir partinin değil, milletin devleti olacak.
“İFTARA GİTTİĞİ EVDE SOBA YANINA OTURMAKTAN ÇEKİNMİYOR”
Nasıl ki geçmişteki ‘Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımları keser’ kara propagandası Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin sosyal yardımları dört - beş katına çıkarmasıyla çöktüyse, gerçek bir sosyal devlet de partimizin iktidarında kurulacak. İlk 100 günde temel vatandaşlık geliri uygulamasını başlatacağız. Bu ülkenin vatandaşı olmak onurlu bir yaşam için yeterli olacak. Herkese belli bir gelir desteğini sağlayan sosyal devleti mutlaka kuracağız. Yardımlar sürekli kılınacak, amaç yoksulluktan tam bir çıkış olacak. Barınmayı temel bir insan hakkı olarak görüyoruz. Gerçek bir sosyal devlet seferberliğini başlatacağız. TOKİ’nin yıllık konut üretimi 45 binden 120 bine çıkarılacak. Üretilen konutların en az yüzde 25’i kiralık sosyal konut olacak. Sosyal konut kira bedeli, hane gelirinin yüzde 25’ini geçmeyecek. Ülkemizde insanlar artık kombiyi açmaya korkuyorlar, ışığı yakarken de iki kere düşünüyorlar. Sayın Erdoğan ise iftar için gittiği doğalgazı olan mahalledeki evde, soba yanında oturmaktan çekinmiyor. Biz Sosyal Enerji Destek Fonunu kuruyoruz. İhtiyaç sahiplerine her ay 300 kilovat saate kadar elektrik, kışın 80 metreküp ve yazın 30 metreküpe kadar ücretsiz doğalgaz sağlayacağız. Kalıcı yaz saati uygulamasına ilk elden son vereceğiz.
“ÖĞRENCİLERE BİR ÖĞÜN ÜCRETSİZ YEMEK VERECEĞİZ"
Eşit, parasız ve nitelikli eğitim devletin görevidir. İktidarımızda devlet okullarında okuyarak liseyi bitiren her genç, en az bir yabancı dili iyi seviyede konuşacak ve dünya ile rekabet edecek kadar teknolojik becerilere sahip olacak. Kaliteli eğitim sadece zenginin ulaştığı bir imkan olmaktan çıkacak. Okullarımız temiz ve güvenli olacak. Öğrencilere bir öğün ücretsiz okul yemeği ve içme suyu vereceğiz. Kamuda mülakatı kaldıracağız, liyakatı getireceğiz. 100 bin öğretmen, 100 bin temizlik görevlisi ve ataması yapılmamış uzman çavuşlar arasından 65 bin güvenlik görevlisi ile 75 bin okul sağlığı hemşiresini ilk yıl atayacağız. Her okula temel ihtiyaç bütçesi tahsis edeceğiz. Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı kararlı ve etkili önlemler alacağız.
"TÜRKİYE'NİN POZİSYONU AMERİKA'YA GÖRE DEĞİŞMEYECEK"
Dış politikaya yatırım çeken, istihdam yaratan bir kalkınma aracına dönüştüreceğiz. Demokrasimisi ve ekonomimisi gelişen Türkiye, Ortadoğu'ya da barışın, kardeşliğin ve refahın liderliğini yapacak. Türkiye'nin pozisyonu Amerika'ya göre değişmeyecek. Dünyanın her yerinde vatandaşlarımız, devleti yanında hissedecek. Pasaportumuz saygınlık kazanacak. Avrupa Birliği'ne tam üyelik için hızlı ve etkin adımlar atacağız. Yasaksız Türkiye ve Vizesiz Avrupa'ya ulaşacağız.
“BEŞ YILDA 200 SAĞLIK ÇALIŞANI İSTİHDAM EDECEĞİZ"
“Sağlık, piyasanın insafına bırakılmayacak kadar hayati bir bütçe kalemidir ve bütçe kalemi olarak görülmeyecek kadar da değerlidir. Vatandaşlarımız hastaneye giderken cebini düşünüyorsa orada sosyal adalet eksiktir. Nitelikli sağlık hizmeti, güçlü bir devletin en temel sorumluluğudur. Biz herkes için güven veren bir sağlık sistemini inşa etme hedefindeyiz. En büyüğünü yapayım diye şehir içindeki hastaneleri kapatıp, herkesi uzaktaki şehir hastanelerine mecbur eden bu sistem yerine, elbette mevcut hastaneleri koruyarak ama yenilerini şehre en yakın, en uygun yerde ve ihtiyaç olan büyüklükte, erişilebilir şekilde yapacağız. Kapatılan devlet hastanelerini ihtiyaca göre yeniden açacağız. Beş yılda 200 bin sağlık çalışanı istihdam edeceğiz. Performans sistemini kaldıracak, emekliliğe yansıyan temel ücret, liyakat esaslı atama ve terfi sistemini getireceğiz.
“MÜCADELEDEN BİR ADIM GERİ ATMIYORUZ"
Hafta sonları Türkiye’nin bir tarafında, çarşamba günleri İstanbul'da yaptığımız mitinglerde ortaya koyduğumuz direnç, mücadele, inanç elbette ki teslim olmadığımızı göstermek için. Zamanın evde oturmak değil, çağrıldığında meydanlarda olmak olduğunu göstermek açısından önemlidir. O mücadeleden bir adım geri atmadan büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz. Ancak bir yandan da sorunlarını çok iyi bildiğimiz vatandaşlarımıza artık çözümü söylemenin, nasıl çözeceğimizi söylemenin, hangi kadroyla çözeceğimizi güçlendirmenin ve yapacağımız bundan sonraki toplantılarda git gide güçlendiğimizi, özgüvenimizin arttığını, aldığımız kamuoyu desteğinin arttığını ve ‘Türkiye'yi bu kadrolar çok iyi yönetir. Tahribatı ortadan kaldırır ve ülkeyi ayağa kaldırır. Yarın yüzümü bu kadrolar güldürür’ dedirtmenin artık zamanıdır. Sahada, sokakta talep budur. Millet, kime oy vermeyeceğini biliyor, kime vermek istediğini de biliyor. Gözlerimizde iktidar ışığı sözlerimizde de dertlerinin çözümünü duymak istiyor. İşte bu toplantı onun başlangıcıdır, onun yürüyüşüdür. Bundan sonra bu salondan çıkacaklar bu millet için iktidara yürüyecek, bu milletin takdir etmesi durumunda çok önemli sorumluluklar üstlenecektir.”
Sayfa başına git






