PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
“DOĞRU ZAMANDA DOĞRU YERDEYDİK”: FRESHLYGROUND WAKA WAKA’NIN BİLİNMEYEN HİKAYESİNİ ANLATIYOR
Tunacan Tuna
YAZARLAR
17 Ekim 2026 Cumartesi

“DOĞRU ZAMANDA DOĞRU YERDEYDİK”: FRESHLYGROUND WAKA WAKA’NIN BİLİNMEYEN HİKAYESİNİ ANLATIYOR

2010 Dünya Kupası için hazırlanan ve Shakira’nın seslendirdiği Waka Waka (This Time for Africa), aradan geçen 16 yıla rağmen turnuvanın belki de hâlâ en çok hatırlanan şarkısı… Spotify’da 1 milyarı aşan dinlenmeye ulaşan parçanın resmî klibi ise YouTube’da 4 milyardan fazla izlendi. Her yeni Dünya Kupası döneminde yeniden listelere dönüyor, yeni kuşaklar tarafından da keşfedilip sevilerek dinleniyor.

Waka Waka’nın küresel yüzü Shakira’ydı; ancak parçada onunla birlikte Güney Afrikalı Freshlyground da yer alıyordu. Grup üyeleri bas, gitar, davul, flüt, keman ve vokalleriyle kayda doğrudan katkıda bulundu; özellikle mbaqanga etkili gitarlar ve Xhosa dilindeki vokaller, parçanın Güney Afrika kimliğini şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer aldı.

Freshlyground’un basçısı Josh Hawks ile grubun kuruluşundan Waka Waka’yla yollarının nasıl kesiştiğine, Shakira’yla çalışma sürecinden şarkının dünya çapındaki başarısının gruba neler kazandırdığına, müzik endüstrisinin değişen yapısından Freshlyground’un yeni dönemine uzanan hikâyeyi konuştuk…

Freshlyground’un hikâyesi 2000’lerin başında Cape Town’da başladı. Farklı müzikal geçmişlerden gelen bir grup müzisyen önce küçük mekânlarda birlikte çalmaya başladı. Zolani Mahola’nın seyircilerin arasından çıkıp gruba katılmasıyla kadronun karakteri belirginleşti; Hawks da kısa süre sonra bas gitarıyla topluluğa dâhil oldu.

Birlikte yazdıkları parçalar onları önce yerel bir müzik yarışmasının bölgesel birinciliğine, ardından ilk kayıtlarına götürdü. 2004’te kaydettikleri Nomvula albümü ve özellikle Doo Be Doo, Freshlyground’u Güney Afrika genelinde geniş bir dinleyici kitlesiyle buluşturdu. Albüm yaklaşık 300 bin kopya sattı. Hawks’ın ifadesiyle 2005’e gelindiğinde Freshlyground artık “oturmuş, tanınan bir grup”tu.

Dolayısıyla Waka Waka’nın hikâyesi, Shakira’nın hiç tanınmayan Afrikalı müzisyenleri keşfetmesinin hikâyesi değildi. Freshlyground, Dünya Kupası projesinden yıllar önce kendi ülkesinde karşılığını bulmuş, kendi müzikal dilini oluşturmuş bir topluluktu. Bu dilin temelinde de Afrika’nın farklı müzik gelenekleri vardı. Hawks, grubun bu karakterinin özel olarak tasarlanmış bir formül olmadığını özellikle vurguluyor:

“Stilistik açıdan hiçbir şey üzerine aslında çok fazla düşünmüyoruz. Hepimiz Afrika müziğiyle büyüdük ve müzik yaparken doğal olarak Pan-Afrika etkilerine yöneliyoruz.”

Zulu maskandi geleneğinden gelen bas kullanımları, Güney Afrika mbaqanga müziğinin ritmik yapısı ve kıtanın farklı bölgelerinden taşınan etkiler Freshlyground’un müziğine doğal biçimde karışıyordu. Hawks bunu: “Birlikte çıkardığımız sound doğal olarak içimizden gelen şey.” cümlesiyle özetliyor.

İşte böyle bir müzikal kimliğe sahip Freshlyground’un, ilerleyen yıllarda Dünya Kupası tarihinin en tanınan şarkılarından birine dönüşecek Waka Waka projesine dâhil olması ise en başından planlanmış büyük bir iş birliğinin değil, oldukça ilginç bir tesadüfün sonucuydu.

Grup o sırada New York’ta yapımcı Fabrice Du Pont ile bir albümün mikslerini yaparken tesadüfen aynı stüdyo kompleksinde olan Shakira’nın yapımcısı John Hill’in, Freshlyground’un üzerinde çalıştığı müziği dinlemek için yanlarına geldikten kısa bir süre sonra olanları şöyle anlatıyor:

“Yukarı geldi, yaptığımız şeyi dinledi ve ardından FIFA Dünya Kupası için sunduğu bir parçada çalmak isteyip istemediğimizi sordu.”

Grubun yanıtı gecikmemişti:

“Tepkimiz anında evet oldu. O zamana kadar çok çalışmıştık ve bu fırsata hazırdık. Doğru zamanda doğru yerde bulunma durumuydu.”

O gün stüdyoda yapılanlar yalnızca bir deneme kaydı olarak kalmadı. Hawks’ın anlattığına göre grubun çaldığı bazı bölümler daha sonra Waka Waka’nın nihai kaydına taşındı; üzerinde çalıştıkları bridge bölümü de bunların arasındaydı. Freshlyground’un katkısı özellikle parçanın Güney Afrika’yla kurduğu müzikal bağda belirginleşiyordu:

“Julio’nun çaldığı Güney Afrika mbaqanga tarzında bir gitar var ve bu, parçayı Güney Afrika sound’una yerleştiriyor. Zolani de bridge bölümündeki bazı sözlerde Xhosa dili kullanıyor.”

Freshlyground Waka Waka’nın besteci kadrosunda olmamasına rağmen basından gitara, davuldan flüt ve kemana uzanan enstrümantal katkıları ve vokalleriyle kaydın içindeydi; grubun yıllardır taşıdığı Güney Afrika müzikal dili de parçanın karakterine doğrudan yansıyordu.

Şarkının bugün yarattığı görüntü Shakira ve Freshlyground arasında başından itibaren yakın bir yaratıcı ortaklık bulunduğunu düşündürse de Hawks’ın anlattığı ilk karşılaşma bundan daha mesafeli... Grup Shakira’yla ilk kez Dünya Kupası’nın açılış etkinlikleri sırasında yüz yüze gelmiş.

Hawks o anı oldukça açık sözlü biçimde hatırlıyor:

“Biz arka plana yerleştirilmiştik. Profesyonel ve düzgün davrandı ama kendi grubuyla gelmişti ve bizimle uğraşmak zorunda kalmayı pek istemiyordu.”

Waka Waka kısa sürede dünya çapında büyük bir hite dönüştü. Kapanış törenine gelindiğinde organizasyon komitesi, Shakira’ya şarkının Güney Afrikalı bir grupla yapılan iş birliği olduğunu ve Freshlyground’un da kapanışta onunla birlikte sahne alacağını bildirmişti. Dünya Kupası finalinden önce Shakira, dansçılar ve Freshlyground dört gün boyunca birlikte prova yaptı; ancak Hawks’ın o günler için kullandığı tanım oldukça manidar:

“Tam anlamıyla bir sirkti.”

2010 yazının Freshlyground için anlamı Shakira’yla aynı sahneyi paylaşmaktan çok daha büyüktü. Afrika kıtasında ilk kez düzenlenen Dünya Kupası’yla birlikte dünyanın gözü Güney Afrika’daydı. Ülkenin sokaklarından stadyumlarına kadar olağanüstü bir hareketlilik yaşanıyordu.

Hawks, o atmosferi bugün hâlâ canlı bir biçimde hatırlıyor:

“Dünyanın Güney Afrika’ya gelmesi çok coşkulu bir andı. Kendimizi çok hızlı dönen bir girdabın ortasındaymışız gibi hissediyorduk.”

Ve o günlerde içinde bulundukları şeyi öngöremediklerini şu sözlerle itiraf ediyor:

“O anlarda etrafımızda herhangi bir tarihin yazıldığını düşündüğümüzü sanmıyorum.”

Fakat zaman grubun da öngörmediği bir sonuç ortaya çıkardı. Nitekim Waka Waka yalnızca o yazın hitlerinden biri olarak kalmadı; varlığını hala güçlü bir şeklide korumaya devam ediyor.

Peki böylesine büyük bir şarkının parçası olmak Freshlyground’un hayatını nasıl değiştirmişti?

Grup Waka Waka sonrasında Avrupa başta olmak üzere çok daha fazla ülkede konser vermeye başladı. Freshlyground artık Güney Afrika dışında da çok daha geniş bir dinleyici kitlesi tarafından tanınıyordu.

 

Ancak bu popülerlik grubun ekonomisine aynı ölçüde yansımamıştı:

“Bize Avrupa genelinde iş getirdi ama maddi kazanç açısından hayatımızı değiştirecek boyutta olmadı.”

Grubun yıllardır gündeme getirdiği mesele yalnızca şarkının kendilerine ne kadar kazandırdığı değil; projeden elde edilen gelirlerin bir bölümünün Afrika’daki yardım kuruluşlarına aktarılması yönündeki vaatlerin ne ölçüde hayata geçirildiği… Freshlyground cephesi, yıllar içinde şarkının toplam satış ve telif gelirlerine, bu gelirlerden ne kadarının yardım amacıyla ayrıldığına ve paranın hangi kuruluşlara hangi miktarlarda ulaştığına ilişkin yeterince açık bir mali tablo ortaya konulmadığını savunuyor. Grubun kurucu üyelerinden Simon Attwell de bu nedenle uzun süredir somut satış rakamları ve ayrıntılı mali dökümler talep ediyor.

Sony Music, ilgili gelirlerin FIFA’ya aktarıldığını belirtirken FIFA ise Afrika’daki sosyal projelere yaptığı yatırımın Waka Waka’dan elde ettiği telif gelirlerinin üzerinde olduğunu savunuyor. Freshlyground’un itirazı ise tam bu noktada düğümleniyor: Grup, ne kadar gelir oluştuğunu ve bu paranın hangi kanallardan hangi kuruluşlara aktarıldığını gösteren ayrıntılı ve doğrulanabilir bir hesap dökümü görmek istiyor.

Josh Hawks da konunun grup açısından hâlâ kapanmadığını kısa ama oldukça net bir cümleyle ifade ediyor:

“Bu hikâyenin ayrıntılarının peşinde olmaya hâlâ devam ediyoruz.”

Anlayacağınız bu hikayede bir yanda milyarlarca kez dinlenen ve izlenen, dünya futbol kültürünün ortak hafızasına yerleşmiş bir şarkı; diğer yanda o kaydın parçası olan müzisyenlerin 16 yıl sonra dahi gelirlerin akıbetine ilişkin cevap aradığı sorular var…

Freshlyground’un hikâyesi bu yönüyle yalnızca Waka Waka’nın değil, son yirmi yılda hızla dönüşen müzik endüstrisinin de hikâyesine dönüşüyor. Grup ilk yıllarında hâlâ yüz binlerce CD satılabilen bir dönemin içindeydi. Ardından dijital müzik ve streaming servisleri sektörün gelir modelini değiştirmeye başladı.

Hawks bu dönüşümü bizzat yaşayan müzisyenlerden biri:

“O dönemde hâlâ CD satıyorduk ama her yeni albüm bir öncekinden daha az satıyordu. Daha yakın dönemde sistem gerçekten para kazanabilmek için konser vermek zorunda olduğunuz bir yapıya dönüştü.”

Bugün turnelerde hâlâ CD satın alan dinleyicilerle karşılaştıklarını anlatıyor. Hawks’a göre bunların bir bölümü streaming platformları yerine doğrudan sanatçıya destek olmak isteyen insanlar.

Ve bugünün müzik endüstrisini belki de röportajın en çarpıcı cümlelerinden biriyle özetliyor:

“Artık bir kayıt, konser alabilmek için kullanılan bir kartvizit hâline geldi.”

Freshlyground’un kendi içinde de yıllar içinde büyük değişimler yaşandı. Grubun uzun yıllar sesi ve yüzü olan Zolani Mahola, 2019’un sonunda ayrılarak solo kariyerine yöneldi. Bu ayrılık Freshlyground için uzun bir duraklama dönemini de beraberinde getirdi:

“Hepimiz biraz yorulmuştuk ve açıkçası yeni bir şarkıcı bulmak için çok da fazla çaba göstermedik. Birkaç kez denedik ama hiçbir şey tam olarak doğru hissettirmedi.”

Bu durum Mbali Makhoba ile tanışmalarına kadar sürdü. Hawks genç şarkıcıya Freshlyground’un on şarkısını öğrenmesinde yardımcı oldu. Ardından Mbali grupla ilk kez prova odasına girdi. Hawks’ın hatırladığı kadarıyla karar vermeleri uzun sürmedi:

“Şarkı söylemeye başlamasından sonraki üç dakika içinde herkes sesinden büyülenmişti.”

Grup yeniden birlikte müzik üretmeye başladı. Hawks yeni dönemi anlatırken Freshlyground’un kuruluş yıllarından beri taşıdığı aynı yaklaşımın hâlâ geçerli olduğunu söylüyor:

“Yeniden müzik yapmak çok iyi hissettirdi ve oldukça zahmetsiz biçimde birlikte bir sürü yeni materyal yazdık. Yine sadece doğal olarak gelen şeye ve birlikte çıkardığımız sound’un akmasına izin veriyoruz.”

Belki de Freshlyground’un bu kadar uzun süre ayakta kalabilmesinin sırrı da burada… Yirmi yılı aşan kariyerleri boyunca kadroları değişti, müzik endüstrisi tamamen başka bir yapıya dönüştü, fiziksel albüm satışlarının yerini streaming aldı. Bir gün Cape Town’daki küçük mekânlarda çalan grup, birkaç yıl sonra dünyanın en büyük spor organizasyonlarından birinin şarkısında yer aldı. Ama Freshlyground’un müziğe yaklaşımı büyük ölçüde aynı kaldı…

Bugün Waka Waka denildiğinde dünyanın aklına önce Shakira geliyor olabilir. Ancak o şarkının içinde Freshlyground’un gitarı, bası, davulu, flütü, kemanı; Xhosa dilinde söylenen sözleri ve Güney Afrika’dan taşıdığı müzikal kimlik de yaşamaya devam ediyor.

Josh Hawks ise milyarlarca kez dinlenecek bir şarkının parçası oldukları o günü ise büyük bir tevazu ile  hatırlıyor:

“Doğru zamanda doğru yerdeydik.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime